biliyor musun N, adını dahi görmek istemiyorum artık. yoruldum çünkü. çok kişi oldu. çok kişi geldi geçti. ama en çok sen yordun beni. en çok senin yüzünden dengesiz oldum ben. durup dururken umut verdin bana sonra da durup dururken gittin. açıklama yapmadan. kendimi iğrenç, kişiliksiz, yalnız, mutsuz ve umutsuz hissettirerek gittin. özgüvenimi yerle bir ederek gittin. oysa ben o çok kişinin içinde en çok senin için fedakarlık yapmak istedim. en çok seni mutlu etmek istedim. en çok senin sesini duymak istedim. ben seninle her türlü deliliğe hazırdım. 'cesaretine hayran kaldım bal, ama gelip geçici bu. coşkudan, heyecandan, gençlikten.' demiştin. bir anlıkmış sana göre söylediklerim. senin için her şeyden vazgeçemezmişim. lan ben kendime farklı bir yol çizmeye başlamıştım bile. sen beni yalnız bırakmayı planlarken ben senin için sürprizlerle dolu günler planlıyordum. senin için neler yapabilirim gör istiyordum. sen sebep göstermeden görüşmeyelim dediğinde benim boğazımdaki yumruyu, boynumdan aşağı tüm vücuduma inen acı dalgasını asla anlamayacaksın. ardına düşmeyeyim diye kapattığın her yolu farkettiğimde kendimi nasıl pisliğin teki gibi hissettiğimi asla bilmeyeceksin. sen geldin ve gittin. ardına dönüp bakmayanlardansın. iyi ki de öylesin. çünkü arkandaki aciz enkazı görmek belki sana acıma hissettirirdi ve geri dönerdin. iyi ki dönmemişsin. iyi ki varlığınla bana sağlıksız bir ilişki yaşatmamışsın. ben toparlandım. adını görmezsem aklıma bile gelmiyorsun. ama o lanet adın daima bi yerlerde karşıma çıkıyor. lütfen bundan sonra birilerinden gidersen bütün yolları kapattığından emin ol. ne sen ne adın ne sesin rahatsız etsin o kişiyi. bende beceremedin. bari onlarda yarım bırakma başladığın işi.
B.
13.12.12 / 00:03
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder