Benim için aşk Cemal Süreya'dır!
umut ekspresi
gelen-giden bir şeyler işte!
23 Şubat 2013 Cumartesi
Yazar Ayları
Yazar ayları takip ettiğim fakat bir türlü dahil olamadığım bir etkinlik. Etkinlik kapsamında her ay bir yazar seçip o yazarın istedikleri kitabını okuyorlar. Daha sonra bloglarında kitapları yorumluyorlar. Şimdiye kadar çok güzel seçimler yaptılar. Mart ayı için benim daha önce duymadığım bir yazarı okumaya karar verdiler. Mario Vargas Llosa. Yazarı listeme ekledim. Bu aralar kitap almam pek mümkün görünmediğinden Pinuccia'nın Kitapları / Pinuccia's blogunun çekilişine katılmaya karar verdim. Olur da kazanırsam kitabı okuyup yorumlamaya çalışacağım. Ne kadar başarılı olurum orası muamma :)
çekilişin linki budur.
http://pinucciasbooks.blogspot.com/2013/02/yazar-aylar-mart-kitap-cekilisi.html
bu da çekiliş için seçilen kitap. umarım bana çıkar :)
çekilişin linki budur.
http://pinucciasbooks.blogspot.com/2013/02/yazar-aylar-mart-kitap-cekilisi.html
bu da çekiliş için seçilen kitap. umarım bana çıkar :)
bugün benim doğum günüm blog. diğer günlerden hiç de farklı olmayan bir gün. bütün gün yataktan çıkmadım ve çıkmaya da niyetim yok. sadece hafif bi müzik eşliğinde kitabımı okumak istiyorum. hiç kimseyi hiçbir şeyi düşünmeden bugünü bitirmek istiyorum. istiyorum ki bugün kötü olmaktansa normal olsun. huzur huzur huzur..
12 Aralık 2012 Çarşamba
biliyor musun N, adını dahi görmek istemiyorum artık. yoruldum çünkü. çok kişi oldu. çok kişi geldi geçti. ama en çok sen yordun beni. en çok senin yüzünden dengesiz oldum ben. durup dururken umut verdin bana sonra da durup dururken gittin. açıklama yapmadan. kendimi iğrenç, kişiliksiz, yalnız, mutsuz ve umutsuz hissettirerek gittin. özgüvenimi yerle bir ederek gittin. oysa ben o çok kişinin içinde en çok senin için fedakarlık yapmak istedim. en çok seni mutlu etmek istedim. en çok senin sesini duymak istedim. ben seninle her türlü deliliğe hazırdım. 'cesaretine hayran kaldım bal, ama gelip geçici bu. coşkudan, heyecandan, gençlikten.' demiştin. bir anlıkmış sana göre söylediklerim. senin için her şeyden vazgeçemezmişim. lan ben kendime farklı bir yol çizmeye başlamıştım bile. sen beni yalnız bırakmayı planlarken ben senin için sürprizlerle dolu günler planlıyordum. senin için neler yapabilirim gör istiyordum. sen sebep göstermeden görüşmeyelim dediğinde benim boğazımdaki yumruyu, boynumdan aşağı tüm vücuduma inen acı dalgasını asla anlamayacaksın. ardına düşmeyeyim diye kapattığın her yolu farkettiğimde kendimi nasıl pisliğin teki gibi hissettiğimi asla bilmeyeceksin. sen geldin ve gittin. ardına dönüp bakmayanlardansın. iyi ki de öylesin. çünkü arkandaki aciz enkazı görmek belki sana acıma hissettirirdi ve geri dönerdin. iyi ki dönmemişsin. iyi ki varlığınla bana sağlıksız bir ilişki yaşatmamışsın. ben toparlandım. adını görmezsem aklıma bile gelmiyorsun. ama o lanet adın daima bi yerlerde karşıma çıkıyor. lütfen bundan sonra birilerinden gidersen bütün yolları kapattığından emin ol. ne sen ne adın ne sesin rahatsız etsin o kişiyi. bende beceremedin. bari onlarda yarım bırakma başladığın işi.
B.
13.12.12 / 00:03
B.
13.12.12 / 00:03
22 Kasım 2012 Perşembe
ben bu aralar...
bu kitabı bitirdim. öykülerle hala aram iyi olmasa da okumaya devam.
bu diziyi izlemeye başladım. çok da sevdim:)
bu diziyi izlemeye başladım. çok da sevdim:)
internetten deli gibi kitap alışverişi yaptım.
bu dolmakalemlerden birini almaya karar verdim.
kieslowski izledim ve pek beğendim.
"her ay 1 tiyatro" kuralıma uydum. orhan kemal in eseri olan "murtaza" ya gittim.
bol bol müzik dinledim. favorim abdal oldu.
ben bu aralar bunları yaptım.
hayatımdan kısa kısa notlar olacak bundan böyle burada. böylece neler yaptım nerelere gittim unutmamış olacağım. çünkü şu sıralar gelip giden hafızama hiç güvenmemekteyim:)
29 Ekim 2011 Cumartesi
yıllar sonra "yaşadım ulan dibine kadar!" diyebilmek umuduyla:)
Boşver be yaşı başı! Gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver..
Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver..
Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını.
Gelene geçene yol verme girsin diye içeri
ama gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında, bırak aksın yollarına.
Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
Sen inan yüreğine!
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
Büyü büyü...
Bak ellerin ayakların kocaman, aklın da maşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden, boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
Takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
O çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün.
Atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü.
Öl gitsin...
Parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır istediğin,
savrul gitsin...
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim, kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git, ister yollara,
ister odalara, ister kırlara bayırlara vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle, bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...
yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş, sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
'yaşadım ulan dibine kadar' diyemeyecek misin?
(aşk var mı aşk,sen ondan haber ver)
not: şairi bir rivayete göre can yüceldir. fakat can yücele mal edilmiş onlarca şiirden biri olabilme ihtimali de göz ardı edilmemelidir.
Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver..
Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını.
Gelene geçene yol verme girsin diye içeri
ama gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında, bırak aksın yollarına.
Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
Sen inan yüreğine!
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
Büyü büyü...
Bak ellerin ayakların kocaman, aklın da maşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden, boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
Takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
O çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün.
Atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü.
Öl gitsin...
Parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır istediğin,
savrul gitsin...
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim, kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git, ister yollara,
ister odalara, ister kırlara bayırlara vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle, bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...
yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş, sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
'yaşadım ulan dibine kadar' diyemeyecek misin?
(aşk var mı aşk,sen ondan haber ver)
not: şairi bir rivayete göre can yüceldir. fakat can yücele mal edilmiş onlarca şiirden biri olabilme ihtimali de göz ardı edilmemelidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








